Borsasever

HİSSE ANALİZ: Bankacılık–Sanayi Dengesi Yeniden Şekilleniyor

hisse-analiz-bankaciliksanayi-dengesi-yeniden-sekilleniyor-JM5ZfPfj.png

Bankacılık–Sanayi Dengesi Yeniden Şekilleniyor: Seçiciliğin Öne Çıktığı Bir Dönem

Özet: Bankacılık/sanayi rasyosu son yıllarda bankacılık lehine belirgin biçimde güçlenirken, mevcut makroekonomik çerçeve sanayi hisselerinde endeks bazlı bir yükselişi desteklemiyor. 2026 yılı sanayi açısından toparlanma ve ayrışma yılı olarak öne çıkarken, bankacılık tarafında bilanço dayanıklılığı ve faiz patikasının marjlara etkisi görece gücü destekleyen ana unsur olmaya devam ediyor.

Bankacılık/Sanayi Rasyosu Ne Söylüyor?

Bankacılık/sanayi rasyosu, 2021’den bu yana bankacılık sektörünün sanayiye kıyasla kademeli biçimde güç kazandığını gösteriyor. Beş yıllık Borsa İstanbul işlem günü ortalamasında rasyo 0,74 seviyesinde dengelenirken, son iki yılda bu oranın 1,04 seviyesine yükselmiş olması dikkat çekiyor.

Bu görünüm, bankacılık tarafında sanayiye kıyasla daha belirgin bir “dipten dönüş” dinamiğinin çalıştığına işaret ediyor. Özellikle para politikasındaki yön arayışı ve faiz patikasına ilişkin beklentiler, bankacılık hisseleri açısından daha öngörülebilir bir çerçeve sunuyor.

Sanayi Endeksi İçin Zemin Sınırlı

Mevcut makroekonomik görünüm, sanayi endeksinde geniş tabanlı ve güçlü bir yükselişi destekleyen bir zemin sunmuyor. Finansman koşullarının görece sıkı kaldığı, iç talebin daha seçici seyrettiği ve kârlılığın şirketler arasında belirgin biçimde ayrıştığı bir dönemde, sanayi endeksinin topluca yukarı taşınması zor görünüyor.

Bu noktada kritik ayrım, sanayi tarafında hikâyenin endeks bazında değil, şirket bazında oluşması. Operasyonel performansı güçlü, nakit akımı sürdürülebilir ve finansman yönetimi başarılı şirketler öne çıkarken; zayıf bilanço yapısına sahip firmalar için riskler devam ediyor.

Bankacılıkta Daha Öngörülebilir Bir Patika

Bankacılık tarafında ise endeks ortalaması itibarıyla daha kontrollü ve öngörülebilir bir fiyatlama izleniyor. Faiz patikasına duyarlılık yüksek olmakla birlikte, bilanço dayanıklılığının korunması ve olası faiz indirim sürecinin net faiz marjlarına sağlayacağı katkı, sektörün göreceli gücünü destekleyebilir.

Bu çerçevede bankacılık/sanayi rasyosunun yönü üzerinde belirleyici olacak ana unsur, sektör anlatısından ziyade iskonto dinamikleri ve kârlılık görünümünü eş zamanlı etkileyen faiz patikası olacak.

Sanayide Fırsat Var, Ama Seçicilik Şart

İleriye dönük bakıldığında sanayi tarafında fırsat alanı tamamen kapanmış değil; ancak artan seçicilikle birlikte risk–getiri dağılımı hisse bazında belirgin biçimde açılıyor. Enflasyon muhasebesi etkisinin kademeli olarak azalmasıyla birlikte, sanayide endeks hikâyesi yerine şirketlerin gerçek operasyonel performansı daha görünür hale geliyor.

Bu süreçte güçlü operasyonel kârlılık üreten, nakit akımı sağlıklı ve finansman yapısını etkin yöneten şirketlerin ayrışması bekleniyor.

2026–2027 Perspektifi: Ayrışma ve Yeniden Denge

Özetle 2026 yılı, sanayi sektörü açısından toparlanma ve ayrışma yılı olarak okunabilir. 2027’de olası bir parasal genişleme senaryosu ise, sanayi şirketlerini yeniden getiri tarafında öne çıkarabilecek bir zemin oluşturabilir.

Bankacılık tarafında ise bilanço dayanıklılığının korunması ve faiz indirim döngüsünün marjlara katkısı, sektörün göreceli gücünü sürdürmesine yardımcı olabilir.

Bu çerçevede portföy dağılımında, sektör genellemelerinden ziyade bilanço kalitesi yüksek, finansman yapısı güçlü sanayi şirketleri ile bankacılık endeksinden seçici pozisyonlara odaklanan bir yaklaşım daha uygun görünüyor.

Kaynak:  Ahlatçı Yatırım

Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz? Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir. Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]

Exit mobile version